THE CLASH BETWEEN FREE EXERCISE OF RELIGION AND SECULARISM WITHIN THE TURKISH LEGAL SYSTEM = TÜRKİYE’DEKİ HUKUK DÜZENİNDE SEKÜLERİZM VE İBADET ÖZGÜRLÜĞÜ ÇATIŞMASI

Saadet YÜKSEL
1.074 316

Öz


Laicism as a model of separation between state and religion/secularism is often studied for its role in Turkey’s ideology of Republican nationalism. Turkish Constitutional Court should approach cases regarding free exercise not only as an issue of laicism but also as an issue of the relationship between laicism and free exercise. Considering the issue as one beyond just the separation of religion and state does not mean that religious sensibilities will always win or lose but it requires evaluating whether there is a violation of religious freedom as one of the fundamental rights and freedoms. This approach would be helpful to enable the coexistence of respect for religious beliefs and the state’s neutrality toward religion. Thus, first, the development of Turkish practice of laicism and Constitutional Court’s approach towards free exercise issues are discussed. Finally, application of proportionality standard in cases of free exercise, which is guaranteed under the article 24 of the Constitution, is introduced and elaborated.

Keywords: Laicism, secularism, religious freedom, proportionality standard

 TÜRKİYE’DEKİ HUKUK DÜZENİNDE SEKÜLERİZM VE İBADET                 ÖZGÜRLÜĞÜ ÇATIŞMASI

Özet

 Türkiye’de laiklik şu ana kadar din-devlet ayrılığı/sekülerizm modeli olmasının ötesinde, cumhuriyetin önemli değerlerinden biri olması yönüyle çalışılmıştır. Anayasa Mahkemesinin özellikle ibadet özgürlüğü taleplerine ilişkin değerlendirmesi, sadece laikliği değil, laiklik ve ibadet özgürlüğü ilişkisini dikkate almayı da gerektirmektedir. Bu ilişkinin göz önünde bulundurulması, bu taleplerin her durumda kabul edileceği veya reddedileceği anlamına gelmese de, bir özgürlük değerlendirmesini zorunlu kılacaktır. Bu değerlendirme, farklı din ve inançlara saygı ile devletin tarafsızlığının aynı anda sağlanmasını da beraberinde getirebilir. Bu nedenle çalışmada öncelikle, Türkiye’de laiklik anlayışının gelişimi, Anayasa Mahkemesi’nin ibadet özgürlüğü taleplerine ilişkin yaklaşımı değerlendirilmiştir. Sonrasında da, Mahkemenin, özellikle bireysel başvuru yoluyla önüne gelecek ibadet özgürlüğü taleplerini, Anayasanın 24. maddesine güvence altına alınan bir hak ve özgürlük olarak değerlendirirken, ölçülülük standardını nasıl uygulayacağı incelenmekte ve öneriler getirilmektedir.

Anahtar kelimeler: Laiklik, sekülerizm, din özgürlüğü, ölçülülük standardı


Tam metin:

PDF